Bazen Durmak
Bu sabah kahvemi içerken fark ettim.
Uzun zamandır ilk kez acelem yoktu.
Bir yere yetişmiyordum, bir şeye yetişmeye çalışmıyordum.
Sadece oturuyordum.
Ve garip bir şekilde, bu duruş bana iyi geldi.
Son zamanlarda hep “devam etmeliyim” diye düşündüm.
Devam etmek güçlü olmak gibi anlatılıyor ya…
Oysa bazen, durmak da bir güç.
Durmak; vazgeçmek değil.
Durmak; kendini dinlemek.
Neye ihtiyacın olduğunu fark etmek.
Bazen insan yorulduğunu bile fark etmiyor.
Çünkü alışıyor.
Yorgunluğa, gerginliğe, sürekli bir şeyleri yetiştirme haline…
O anlarda büyük kararlar almaya gerek yok.
Hayatı baştan yazmaya da.
Sadece durmak yeterli.
Bir kahve içmek.
Pencereden bakmak.
Kendi nefesini fark etmek.
Belki sen de buradasındır.
Her şeyi “idare ederken”, içinden sessizce yorulanlardan.
Bil ki yalnız değilsin.
Ve bil ki durmak, geri kalmak değil.
Bazen durmak, kendine yeniden yaklaşmaktır.
Bazen durmak, kendine yeniden yaklaşmaktır.
Bu yazıyı okurken kendinden bir parça bulduysan,
aşağıdaki mini rehber senin için hazırlandı: