Cesur Yaşamak: Yaş Değil, Cesaret Gençleştirir

Cesur Yaşamak: Yaş Değil, Cesaret Gençleştirir

Bazı kadınlar vardır…
Yaşını saklamaz.
Kırışıklıklarını gizlemez.
Ama gözlerindeki ışığı herkes fark eder.

Çünkü onların gençliği ciltlerinde değil,

hayata bakışlarındadır.

Toplum bize yıllarca şunu fısıldadı:
“Belli bir yaştan sonra yavaşla.”
“Artık böyle giyinme.”
“Bu saatten sonra ne gerek var?”

Oysa gerçek çok başka:

👉 Asıl tehlike yaş almak değil, hayatı ertelemek.
👉 Asıl yorgunluk bedende değil, ruhta başlıyor.
👉 Asıl yaşlanma aynada değil, vazgeçişlerde görülüyor.

Cesur yaşamak;
yüksek sesle kahkaha atmak,
kendine kahve ısmarlamak,
yeni bir şey denemek,
“ben de varım” demekten utanmamaktır.

Ve bu cesaretin yaşı yoktur.

50 yaşında yeni bir işe başlamak da cesarettir.
60 yaşında hayır demeyi öğrenmek de.
70 yaşında kendini güzel bulmak da devrimdir.

Biz kadınlar çoğu zaman güçlü olmak zorunda bırakıldık.
Ama güçlü olmak demek, sert olmak değildir.
Cesur olmak demek, yalnız yürümek değildir.

Cesur yaşamak bazen şudur:
💛 Kendine iyi davranmak
💛 Kendi ritmini bulmak
💛 Başkalarının hızına yetişmeye çalışmamak
💛 “Artık ben böyleyim” diyebilmek

Bugün kendine şu soruyu sor:
Ben kaç yaşındayım değil…
Ben ne kadar canlıyım?

Çünkü hayat takvimle değil,
cesaretle ölçülür.


🌿 Handan Demiroğlu Akademi Notu:

Bu blog, “kendine yüklenmeden ilerlemek isteyen kadınlar” için yazıldı.
Güçlü olma yarışından yorulanlara…
Kendi yolunu suçlamadan bulmak isteyenlere…

Eğer sen de “artık daha cesur yaşamak istiyorum” diyorsan,
doğru yerdesin.